<
x

GEZİLECEK YERLER

Alanya Kalesi şehrin en önemli turistik yeridir. Dünyada Selçuklu hanedanlığı tarafından yaptırılan tek kaledir. Saraylar, camiler ve lahitler gibi çok sayıda tarihi eser içerir. Üç sıra suru, 83 kulesi ve 140 burcu olan orta çağdan kalma kale, Akdeniz'e çıkıntı yapan kayalık bir yarımada üzerinde 250 metre yükseklikte yer alır. Günümüzde bina, açık hava müzesi olarak kullanılmaktadır.

Kızılkule, Alanya limanında yer alır. Binanın inşaatı Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat I döneminde başlamış ve 1226'da tamamlanmıştır. Sultan, binayı tamamlamak üzere dönemin başarılı mimarı Ebu Ali Reha'yı Suriye Halep'ten Alanya'ya getirtmiştir. Kule adını, inşasında kullanılan kırmızı renkli tuğladan alır.

Syedra Harabeleri, MÖ 3. yüzyılda kurulan bir Roma şehrinin harabelerini incelemek için mükemmel bir fırsattır. Çeşitli mozaikler, sütunlar, içme suyu deposu olarak kullanılan üç yüzme havuzu ve muhteşem kemer hala ayaktadır.

Tersane Selçuklu hanedanlığı tarafından 1228'de inşa edilmiştir. Kemerli beş gözden oluşan tersanenin denize bakan cephesi 56,5 metre ve 44 metre derinliğindedir.

Hıdırlık Kulesi, gemiler için deniz feneri olarak görev yapmıştır.

Antik Kentler

Leartis Learty'de hamamları, kuyuları, kiliseleri, amfi tiyatroları ve sütunları korunmuş antik harabeleri ziyaret edebilirsiniz.

Karaburun, yakınında antik Dzastiniano kenti harabelerinin bulunduğu küçük bir kıyı kasabasıdır. Burada her zaman çok sayıda kazı yapılmaktadır. Karaburun yakınlarında Alarahan vardır.

Eski Şehir ve Kasra Hamamları, Alanya'daysanız ziyaret edilecek yerler arasındadır. Turistler şehrin dar caddelerinde gezer ve Kasra hamamlarını inceler. Anadolu sanat tarihinde insan resmi taşıyan freskler ilk defa bu kubbenin süslenmesinde kullanılmıştır. Damlataş Mağarası ve Etnografya Müzesi de son derece önemlidir. 

Aital, son derece güzel korunmuş kalesi, antik caddeleri, hamamları ve çeşitli lahitleri ile ünlü bir liman şehridir.

Camiler

Süleymaniye Camisi, 1231 yılında Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat tarafından şehir yeniden imar edilirken İçkale'nin hemen dışına inşa edilmiştir. Ancak sonraki yıllarda cami harap olduğunda 16. yüzyılda Osmanlı Dönemi sırasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yeniden imar edilmiştir. Tek minareli cami Alaeddin, Kale veya Süleymaniye olarak bilinir. Yapı moloz taşlardan yapılmıştır ve kare şekle sahiptir.

Sekizgen bir iskelet üzerine oturan tuğla bir kubbesi bulunur. Akustik özellikleri sağlamak için kubbenin askısı olarak görev yapan parça üzerine on beş adet küçük küp yerleştirilmiştir. Bu kalite ibadet sırasında hissedilir, halka açık alan dört ayak üzerine dayanan üç tuğla kubbenin altında yer alır. Kapı ve camlar, Osmanlıların oymacılık sanatına güzel örneklerdir.

Andızlı Camisi, Tophane bölgesindedir. Adını, yanındaki andız ağacından alan cami, 1277 yılında Emir Bedrüddin tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu dönemine özgü mimari özellikler taşır. Kesme taştan yapılmıştır ve yüksek olmayan bir minaresi vardır. Minberi, Selçuklu tahta oymacılık sanatının en güzel örneklerinden birisidir. Camiye, Kızılkule minaresinin aşağısındaki bir kapıdan girilir, sonundaki balkonun ilginç bir görünümü vardır.

Kervansaray

Alara Sarayı Alanya'dan 35 km mesafede, Alara Nehrine yakın bir konumda bulunur. Alara Sarayı, 1232'de Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılan bir mimari komplekstir. Kervan Müzesi, cami, kilise, su kaynağı ve hamamlar içerir.

Sharavsin Kervansarayı Alanya'dan 15 km mesafede bulunur. 13. yüzyılda Alaeddin Keykubat'ın oğlu tarafından inşa ettirilmiştir.

Mağaralar

Damlataş Mağarası, 1948'de limanda çalışma yaparken bulunmuştur. İçerisinde her türlü şekilde 15.000 yıllık büyüleyici sarkıtlar ve dikitler vardı. O zamandan itibaren mağara koruma altındadır ve çok sayıda çalışma yapılmıştır. Damlataş Mağarası doğal güzelliğiyle birlikte aynı zamanda astımı olan kişileri iyileştiren havası ile de ünlüdür. Böyle bir rahatsızlığınız varsa Alanya'ya geldiğinizde Damlataş Mağarasını ziyaret etmeyi unutmayın.

Dim Mağarası, sarkıtları ve dikitleriyle ziyaretçilerine muhteşem bir manzara sunan doğal bir oluşumdur. Ortada küçük bir tuzlu göl vardır.

Burası, yerel avcılar arasında sığınak olarak iyi bilinen bir yerdir. 1998'te ziyarete açılmıştır ve bilinen ikinci büyük mağaradır.

Kızlar Mağarası ve Fosforlu Mağara, zengin bir geçmişe sahip antik deniz mağaralarıdır. Efsaneye göre korsanlar kaçırdıkları kızları Kızlar Mağarasında saklarmış. Fosforlu Mağara adını sıra dışı ışık efektlerinden almaktadır.

Müzeler

Alanya'da dört müze vardır. Bunlar Arkeoloji Müzesi, Etnografya Müzesi, Şehir Kalesi Müzesi ve Atatürk Evi Müzesidir. Müzelerin tümü Alanya Müze Müdürlüğüne bağlıdır ve ücretle gezilir. Öğle tatili dışında müzeler haftanın her günü açıktır.

Alanya'nın en değerli eseri, Arkeoloji Müzesinde sergilenen Herakles heykelidir. Kızılkule, Etnografya Müzesi olarak düzenlenmiştir. Alaeddin Keykubat'ın 13. yüzyılda kenti yeniden kurarken sarayını yaptırdığı İçkale bugün müzedir ve ziyaretçilere açıktır.


 

Plajlar

Alana sahilleri geniş plajlardan oluşur ve mavi bayrakları vardır. Mavi Bayrak, deniz suyunun temizliğini ve plaj standartlarını belirleyip inceleyen uluslararası bir uygulamadır. Mavi Bayrak, bu özelliklere uyan plajlara verilir ve bir yıl süreyle geçerlidir.

Alanya'da denizin rengi türkuazdan maviye döner. Durgun havalarda denizin derinliklerinde balıkları görmek mümkündür. Ayaklarınız etrafında balıkların dolaşması sık görülen bir durumdur.

Çok güzel kuma sahip Cleopatra ve Damlataş plajları batıda yer alırken Keykubat ve Portakal plajları doğuda yer alır. Şehrin dışında Alara, Türkler, Konaklı, Tosmur, Mahmutlar ve daha pek çok plaj vardır.

Cleopatra Plajı, farklı kumu ile meşhurdur. Efsaneye göre Mısır Prensesi bu kumu ülkesinden getirmiştir. Kumun iyileştirici ve canlandırıcı özelliklerine inanırmış.

Plajda birkaç kural vardır. Plaja sadece mayo ile girebilirsiniz. Başka kıyafetler, ayakkabılar veya havlular yasaktır. Cildinizde kum varsa denize giremezsiniz veya plajdan çıkamazsınız. Önce duş almanız gerekir. Plaj görevlileri uyulması gereken kuralları takip eder.

Spor Etkinlikleri

Alanya'da triathlon, dağ bisikleti, plaj voleybolu, hentbol gibi çok sayıda uluslararası yarışma vardır.

Şehir Belediyesi ve Türkiye Bisiklet Yarış Federasyonu tarafından düzenlenen yıllık dağ bisikleti yarışları olur.

Alanya triathlon'u olarak bilinen bir diğer ünlü yarışma da her ekim ayında düzenlenir. Yarışma, üç unsuru içerir: yüzme, bisiklet yarışı ve koşu. Triathlon, Eurosport televizyon kanalında yayınlanır. Voleybol, basketbol, su topu, tenis, dağ bisikleti.... tüm bu sporlar sizi bekliyor!

 

Yürüyüşler ve Geziler

Yat Gezisi, Ant

alya'nın muhteşem batı sahilleri boyunca rahatlatan ve keyif veren bir gezidir. Eskiden gerçek korsanların yaşadığı mağaraları ziyaret etme şansınız olur. Gezi, antik kule surlarından başlar ve Cleopatra Plajına kadar sürer. Sıra dışı kumuyla büyüleyici ve güneşli bir plaj.

İncekum Koyunda öğle yemeği ve yüzme molası verilir. Şanslıysanız yatımıza eşlik eden yunusları görebilirsiniz!

Güzel koylar ve büyüleyici doğa manzaraları, günlük sorunlarınızı unutmanızı ve muhteşem bir gün geçirmenizi sağlayacaktır.
 

Dim Çayı Nehir kıyısında yemek yiyip muhteşem manzaranın tadını çıkarabileceğiniz çok sayıda restoran vardır.

Sapadere Kanyonu Tırmanma ekipmanları olmadan nefesleri kesen Sapadere kanyonunu ziyaret etmek mümkündür. Kavisli ve uçurumları olan dağ yollarından geçerek Demirtaş'ı aşmanız yeterlidir. Bu bölgedeki Serde Nehri Temmuz ayında kurur ve sadece üst kırsal alanlara yetecek kadar su vardır. Sapadere'de su bütün yıl boyunca akar ve kurak mevsimlerde bu su köylere yönlendirilir. Suya, kanyondaki merdivenlerden ulaşabilir ve canlandırıcı suyun tadını çıkarabilirsiniz. Burada gerçek bir canlanmadan söz ediyoruz, zira suyun sıcaklığı yılın en sıcak mevsiminde en yüksek 12°C'ye ulaşır (hissedilen 0°C). 600 metrelik yürüyüşün sonunda en çekici noktaya gelirsiniz: şelaleye, burada hala yüzmek mümkündür. Ziyaretinizde göreceğiniz çeşitli küçük şelaleler, nadir bitkiler, küçük hayvanlar ve kuşlar sizi büyüleyecek.

Jeep Safari, muhteşem manzaraya karşı maceralarla dolu bir yolculuktur.

Rafting, bir nehirde veya benzer bir su akışında şişirilebilir bir bot kullanılarak yapılan zorlu bir açık hava etkinliğidir. Bu spor genellikle yolcuları heyecanlandırmak için farklı derecelerde zorlu sularda yapılır.

Quadrocycle Safari Bu şekilde seyahat ederek muhteşem doğayı ve yerel halkın yaşamını daha yakından tanıma fırsatınız olur. Dağ nehrinin serinliğine dalar veya sadece büyüleyici manzaraların resmini çekebilirsiniz.

Manavgat Nehrinde Yat Turu Bu gezi sizi şelaleleri ile ünlü Manavgat'ın etkileyici vadisine götürecektir.

Seyahatimiz sırasında muhteşem manzaralar ve güzelliklerin keyfini çıkaracaksınız. Şelaleler yüksek değildir, ama bembeyaz su kayaların üzerine güçlü bir şekilde vurur.

Dinlendirici bir yat turu sizi bekliyor! Nehirlerin denize karıştığı yerleri ziyaret edecek, teknede muhteşem bir yemek yiyecek, hatta mola sırasında nehirde yüzebileceksiniz. Unutulmaz izlenimler ve keyifli bir ruh hali sözü veriyoruz!

Aqua Park Water Planet, Alanya'dan 30 km mesafede Okudzalar mevkiinde bulunmaktadır. Çeşitli boyutlarda ve her türlü yaşa ve zevke uygun 23 farklı kaydırak vardır. Burada uzun "Tembel Nehir" ve çok yüksek "Kamikaze" veya gizemli "Kara Delik" kaydıraklarını bulabilirsiniz. Bütün bunlarla denizler kadar engin eğlenceyi garanti ediyoruz!

Alanya Aqua Park, tüm aile üyeleri için en iyi yerdir. Farklı havuzlarda yüzerek, Kaydırakların tadını çıkararak ve çeşitli barlar ve restoranlarda yemek yiyerek ya da sadece güneşlenerek tüm gününüzü burada geçirebilirsiniz. 

Dalış Türkiye'de bu faaliyet günümüzde turistler arasında çok popülerdir ve parlayan güneş ile ılıman havaya sahip bu kadar güzel iklim düşünüldüğünde bu hiç de şaşırtıcı değildir. Dalış sadece unutulmaz anlar yaşamanın ve iyi vakit geçirmenin bir yolu olmakla kalmaz, aynı zamanda ilginç insanlarla tanışma ve dalış aktivitesini iyi dostlarla yıllık toplantılara dönüştürme fırsatı da verir. 

Milyonlarca renkli balık, parlayan güneş, mükemmel kum ve muhteşem manzaralar turistleri karşılar.





 

Dolphinarium, Alanya'dan 18 km mesafede bulunur. Çocuklarınızla birlikte yunuslar ve fok balıklarının şovu ile unutulmaz anlar yaşayacaksınız! Dahası şovdan sonra yunuslarla yüzebilir, resim çekebilir ve cafe'de bir şeyler yiyebilirsiniz.

Kayak resort Saklıkent, Antalya'dan 45 km ve havaalanından 60 km mesafede bulunur. Resort, Kasım ayından Mayıs ayına kadar açıktır. Saklıkent, aynı gün içerisinde hem kayak yapma hem de yüzme şansı verir.

Alanya'nın batısındaki Muğla şehrinin sınırları içerisinde küçük Saklıkent kasabası bulunur. Güneyden buraya ulaşmak için Palamut yolunu kullanabilirsiniz, kuzeyden Fethiye-Kemer yolu Saklıkent'e gider.

Milli Park 1996 yılında koruma altına alınmıştır ve 1000 metre yüksekliğindeki Saklıkent Kanyonu, vahşi bir doğal güzellik olarak önemlidir.

Pamukkale

, Türkiye'nin güney batısında bulunan Denizli ilinde doğal bir oluşumdur ve Denizli'den 30 dakikalık ve Antalya'dan 5 saatlik mesafede bulunur. Kentte sıcak su kaynakları ve akan suyun bıraktığı karbon minerallerinden oluşan teraslar olan travertenler vardır. Eskiden insanlar bu teraslar üzerinde yürüyebilirdi, ancak bugün üzerlerinde yürümek yasaklanmıştır ve turistler açılan yolu takip ederek manzarayı izleyebilir. Pamukkale çok uzun zamandır bir turistik merkezdir. Hierapolis ile birlikte Dünya Mirası Sitesi olarak kabul edilmiştir. Hierapolis-Pamukkale, 1988'den bu yana Dünya Mirası Sitesidir.

 

Hierapolis, güneybatı Türkiye'de, Denizli'nin yakınlarında, Pamukkale'ye yakın bir yerdedir. İlk yapılar MÖ 2. yüzyıla kadar uzanır. Kentin kendisi MÖ 190'da Eumen II tarafından inşa ettirilmiştir. Hierapolis adı, "kutsal kent" anlamına gelir. Buradaki sıcak su kaynakları kaplıca olarak kullanılmıştır ve Roma aristokrasisi arasında çok meşhurdu. Hıristiyan havarisi Philip, yaşamının son yıllarını burada geçirmiştir. MS 80'de Philip çarmıha gerilerek idam edilmiş ve Hierapolis'e gömülmüştür. Kent daha sonra Bizans İmparatorluğu'nun hükmünde kalmış ve daha sonra Türkiye'ye geçmiştir. Ancak 1534'te güçlü bir deprem Hierapolis'i tamamen harap etmiştir.




İç Anadolu'daki Kapadokya bölgesi, Anadolu Yaylasında deniz seviyesinden 1000 metre yükseklikte yer alır. Kapadokya bölgesinin altında, yaklaşık 7 milyon yıl önce eski volkanların patlaması sonucu göller ve akıntılarda oluşan tortul kayalar ve ignimbrit birikintileri yer alır. Daha sonra yağmur, güneş, kar ve rüzgârların etkisiyle yumuşak volkanik birikintilerin erozyona ve havaya maruz kalması, şaşırtıcı bir doğal fenomenin oluşmasına neden olmuştur - değişik dağlar, garip tepelik vadiler ve bazen insanın doğal olduğundan şüphe ettiği çok tuhaf şekilli kayalar. Koniler, piramitler, taş sütunlar ve daha pek çok şeyi gördüğünüzde çocuk çizgi filmlerinden ve rüyalardan çıkmış sihirli bir ülkede zannedersiniz kendinizi. "Şapkalı mantarlar" özellikle popülerdir ve Kapadokya'nın sembolü haline gelmiştir. Kapadokya bazen "unutulmuş dünya" veya "ay manzaralarının diyarı" olarak adlandırılır, ama bu değişik ve ıssız manzaraların aksine Kapadokya her zaman insanların dikkatini çekmiştir. Kapadokya'da Peri Bacaları, Göreme Vadisi Milli Parkı ve kaya kiliseleri, yeraltındaki Kaymaklı, Derinkuyu veya Özkonak kentleri, Zelve Vadisi ve Paşabağ, seramikleri ve halıları ile Avanos, Uçhisar kaya kalesi, Ortahisar kaya kalesi, Ürgüp gibi "mutlaka görmeniz gereken" pek çok yer vardır. Bu muhteşem mekanı anlatmaya devam edebiliriz, ama görmeden inanamayacaksınız! 

Copyright © 2015 Azura Complex. All rights reserved.
Designed by Mescomedia